Yıllardır Atatürk Olimpiyat Stadında maç izlerim, ilk defa, rüzgarsız, yaÄŸmursuz, soÄŸuksuz bir gündü...
Taraftarımızdan maça ilgi orta hâldeydi. Guruplardan biri bir köÅŸeye geçti. Bir diÄŸeri diÄŸer köÅŸeye geçti. Biri “Yönetim İstifa” diye bağırdı. Biri gurbun adını bağırdı... Sanıyorum, bir kısım taraftarda maça gir(e)medi. O durumdan kaynaklı olsa gerek; bir kısım taraftar sonradan girdi... Sonradan girenler orta bölüme geçince tribün biraz canlandı...
Maça; Serkan, Elyasa, Rajnoch, Muhammed Hanifi, Cihan, Bilal, Hürriyet, Rothen, Sapara, Mehmet, Vittek onbiri ile baÅŸladık... İlk 25 dakika mübalaÄŸasız İBB topa dokunamadı bile... Bunda en önemli etkenin, genelde ayağında top tutan bir onbirle baÅŸlamamızın bir etkisi yadsınamaz bir gerçektir...
Serkan: Çok iÅŸ düÅŸmedi, o yüzden bir ÅŸey diyemeyeceÄŸim. Golde hatası varmı, yokmu? O kısım, göreceli. Bence hatası yoktu. Ani geliÅŸen bir atak sonunda, orta sahamız müdahil olamayınca, rakip oyuncuyla karşı karşıya kaldı, çok fazla yapacak bir ÅŸeyi yoktu...
El Yasa: vasatın altındaydı, eski formundan uzak buldum. Sanırım, oda bir adaptasyon sorunu yaşıyor. Bizim El Yasa’mız bu deÄŸildi, en kısa zamanda bekliyoruz...
Rajnoch ile Muhammed Hanifi’ yi ikisini birden deÄŸerlendirmek lazım. MüthiÅŸ uyum içindeler. Rajnoch çok önemli bir transfer ve buram buram Avrupa kokuyor... Hanifi ise; bana sorarsanız en iyi transferimiz... Milli Takımın başına kim geçer bilmiyorum ancak, Hanifi Milli Takımın deÄŸiÅŸmezi olacaktır, göreceksiniz...
Cihan: İşte tam bir profesyonel... Önceki hafta orta saha, geçen hafta saÄŸ bek, bu hafta sol bek, önümüzdeki hafta kalede oynarsa ÅŸaşırmayın... 40 yıldır sol bek oynuyormuÅŸ gibi oynadı. Gerçi bunda, İBB nin defans oynamasınında katkısı vardı ama olsun, en azından güven verdi... Sol kanat bindirmelerinde ise, Rothen’le biraz uyumsuz gördüm. Sebebi, Rothen’in yeniliÄŸinden kaynaklı uyumsuzluk olarak deÄŸerlendirilebilir...
Bilal: Bu çocuk, kalede bile oynasa bu takımda mutlaka olmalı, müthiÅŸ tekniÄŸi ve futbol zekâsı ile göze hoÅŸ gelen bir yapısı var. Ancak, soldan gelen ortalar ve defanstan dönen toplarda sorumluluk alıp uzaktan vurmalı... İBB maçında, rakip top gör(e)memiÅŸse Bilal’in katkısı çok fazlaydı...
Hürriyet: İyi niyetinden ÅŸüphem yok, her yere koÅŸuyor, takımın hamalı. Ama bu huyu diÄŸer arkadaÅŸlarını sanırım tembelliÄŸe itiyor. YediÄŸimiz gol ve (nadir) kontra ataklarda Hürriyet yerinde olmadığından tehlike oluÅŸturdu. Barboros varken onun kademesine giriyordu ama unutmasın ki artık yalnız adam. Daha kontrollü oynamalı... Birde, Kaptanımız artık ÅŸut atmalı ve bunlarda isabetli olmalı... Çok seviyoruz kendisini...
Mehmet Çakır: Bir çok kiÅŸi onu eleÅŸtiriyor. Ama ben bunların duygusal tepkiler olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Çakır, dün üzerine düÅŸeni yapmaya çalıştı. Takımın uyum süreci tamamlandığında, bildiÄŸimiz, tanıdığımız Çakır’ı seyredin... Åžut at Mehmet’im ÅŸut...
Sapara: Çok ümitliyiz, beklentimiz çok fazla... Goldeki katkısı müthiÅŸti. Uyum süreci yaşıyor. Daha cesur olmalı, sorumluluk almalı. Bunları aldıkça beklediÄŸimizi sahada görmüÅŸ olacağız. Bence TSL’ de bir örneÄŸi yok. Bu tipte bir futbolcu Dünya’da maalesef çok fazla deÄŸil. Ama dediÄŸim gibi daha cesur olmalı. Ancak, bu konuda tribünler Sapara’ya gerekli desteÄŸi vermeli, cesaretlendirmeli...
Vittek: Dün hava toplarında etkisiz kaldı. Bunda İBB li stoperin (sanırım Can Arat) katkısı oldukça fazlaydı. Ancak, kaleye arkası dönük top alabilmesi, son vuruÅŸtaki yeteneÄŸi o kadar bariz belli oluyor, ki top ayağına geçince heyecanlanmamak elde deÄŸil. Dün öyle bir gol attıki ders olarak gösterilmesi gerekir... Sapara müthiÅŸ bir arapası attı, Vittek saÄŸ taraftan saÄŸ ayağının içiyle (kendine göre sol kale dibine), kalecinin sağından topu resmen eliyle koydu...Büyük ustalık isteyen bir hareketi o kadar kolaylıkla yaptı, ki kaleci yerinden oynayamadı bile... Aradığımız golcü sanırım, Vittek...
Umut: Adı üstünde umut... Saha girdiÄŸinden itibaren (tanımayan) bir çok kiÅŸi; Bu kim? Yabancımı? Soruları peÅŸ peÅŸe gelmeye baÅŸladı. Bende; KaÄŸan ve bir iki kiÅŸiyle birlikte, iÅŸte geleceÄŸimiz, iÅŸte yıldızımız dedim... MaÅŸallah, Allah kaza bela vermesin...
İlhan: Ümidimi yitirmiyorum, beklentimiz çok ama onunda gayret göstermesi gerek. Sanırım daha çok süre alması gerek...
Jerome Rothen: En sona onu bıraktım... O bir; maestro... O bir; fenomen... O bir sihirbaz... O KöroÄŸlunun Kıratı ve daha bir sürü ÅŸey... İtiraf ediyorum; bir Harry Kewel hayranıy(d)ım. Sanırım, aÅŸkımda bir deÄŸiÅŸiklik söz konusu olacak...
Rothen, TSL’nin çok üstünde bir futbolcu. MüthiÅŸ tekniÄŸi ve ÅŸu an bir çok açıkta olmayan, kavisli ortalar yapabilen, verkaçlarla adam eksiltebilen biri... Ancak; gözlemlediÄŸim kadarıyla, tribünlerle oynamayı seven biri. Dikkat ettim her pozisyon sonrası gözleri tribünde... Ey Ankaragüçlüler; iÅŸte size yeni bir fenomen... Vassel’e gösterilen ilginin yarısını bu oyuncumuza da gösterin, bakın neler olacak. Zaten geçmiÅŸ kariyerini incelediÄŸimizde, seyirciyle diyaloglarının üst düzeyde olduÄŸunu göreceksiniz. BaÅŸarısında ve baÅŸarısızlığında tribünlerin katkısını hayretle fark edeceksiniz...
Tribüncülerden istirhâmım; yeni oyuncularımızı tribüne (özel) çağırarak bu motivasyonu saÄŸlamalarıdır... Bunun gerçekleÅŸmesi durumunda nasıl 1 e 10 verdiÄŸini görceksiniz...
Kenar yönetimini çok fazla eleÅŸtirmek istemesemde; bir hususu belirtmeden geçemeyeceÄŸim. Dün rakip kale sahasına yapılan dış ortalar hep havadan yapıldı. Vittek bu ortalardan hiç birini alamadı. Fakat, bizim takım ısrarla havadan oynadı... Ne zaman topu yere indirdik golü öyle attık... Birde takıma; Attığımız gol öncesi yaptığımız baskıyı tekrar tekrar futbolcularımıza gösterirsek, sanırım gol yollarındaki eksikliÄŸimizin en önemli etkenini, bariz bir ÅŸekilde göreceklerdir...
* * * *
Kulüp Yönetiminde çok kıymetli kiÅŸlerin yer aldığını biliyoruz. Ancak, bu kıymetli yöneticilerden sadece bizler yani, kulübü takip edenler farkında...
Bu kıymetli yöneticilerimize ait çeÅŸitli Ulusal Medya kuruluÅŸları olduÄŸu hâlde; biz Rothen’in transferini rakip bir takımın tarfatar sitesinden öÄŸreniyor, söz konusu transferin gerçekleÅŸtiÄŸini de TFF sitesinden öÄŸreniyoruz...
GeçtiÄŸimiz hafta (ölene dek KardeÅŸ Takım) Bursasporumuzla yapılan maçtan dolayı, TFF 19 bin lira ceza verdi. Gerekçe ise; “Takım hâlinde sportmen dışı davranış...”
Holiganizm ve vandalizmin tavan yaptığı günümüz futbol ortamında; Sanıyorum, bu “Sportmenlik dışı davranış” neymiÅŸ, tüm kamuoyu bu gerekçeyi (!) bilmek isterdi...
SES Tv de yayınlanan, (çok saÄŸolsunlar) 2 + 1 programından baÅŸka bir ÅŸey göremiyoruz... Nerede Kanaltürk, TGRT, Bugün Tv ve Gazetesi..? Hiç bir ÅŸekilde bu organlardan faydalanamıyoruz. Lütfen bu saygıdeÄŸer yöneticilerimiz VAR olduklarını bize hatırlatsınlar...
Muhabbetle...


