Ömer Gürsoy yazısı 23 aralık 2010
Sevgili Halil Özer, sık sık “Ankara gündeminde ve sende renkli anekdotlar çok, yazılarında bazen birkaç konuya kısa kısa da deÄŸinsen” diye önerilerde bulunur.
Öyle yapalım, bu hafta “bir görüÅŸ ve bir görünüÅŸ”e bakalım:
GeçtiÄŸimiz hafta Aziz Yıldırım Meclis AraÅŸtırma Komisyonu’nda çok önemli ÅŸeyler söyledi. “Sporu GSGM mi, Federasyonlar mı yönetecek”, “amatör sporlara yatırım yapamıyoruz, olimpiyatları alsak ne olur”,“protokol tribününü kulüpler düzenlesin” ve “kulüpler yasası çıkmalı.”
Ne yazık ki artık sporda da magazin gazeteciliÄŸinin ön plana çıktığı bu dönemde Yıldırım’ın her biri yazı konusu olacak bu sözleri deÄŸil de “evde kılıbık olması” ve “kravatın rengi” gündeme oturdu.
Kulüpler BirliÄŸi BaÅŸkanı olarak konuÅŸan Yıldırım’ın en önemli sözü “Kulüpler Yasası bir an önce çıkmalı” oldu.
Zaten 3 yıldır hilafsız sporun tüm aktörleri bu yasadan bahseder dururlar. Ama bu yasadan ne istenildiÄŸi ile ilgili ÅŸöyle derinlikli, tumturaklı bir cümle edilmez.
14 Mayıs, “Eski MenteÅŸeler Gıcırdıyor” baÅŸlıklı yazıda ÅŸöyle demiÅŸim: “Spor Bakanı Faruk Nafiz Özak’tan bir mektup aldım. Mektupta yıllarca kangren haline gelmiÅŸ “Kulüpler Yasası” ile ilgili görüÅŸlerimize baÅŸvuruyordu. Yaklaşık 400 kiÅŸiye bu mektubu gönderen Bakan Özak, iyi bir “yönetiÅŸim” örneÄŸi gösteriyor ve “Bu sadece benim iÅŸim deÄŸil, hadi hep beraber yapalım” diyordu.
Ben 6 sayfalık görüÅŸümü Sayın Özak’a gönderdim. Peki diÄŸer geri kalan 400’e yakın spor adamı ne yapmış, sadece 30 tanesi dönüÅŸ yapmış, bunlardan 15 tanesi de teÅŸekkür etmiÅŸler.
Aziz Yıldırım da ne yazık ki komisyonda aynı yanlışa düÅŸmüÅŸ ve “devlet bir kulüpler yasası hazırlıyor ama içinde biz yokuz, bizim görüÅŸümüz alınmıyor” diye bir eleÅŸtiri getirmiÅŸ.
Başkan Yıldırım haksızlık yapmış.
Cemal Ersen’e telefon eden spor teÅŸkilatının üst düzey bir bürokratının sözlerinden yasa çalışmalarına Yıldırım’ın ekibinin iki kez katıldığını öÄŸreniyoruz. Bürokratın adını gizlemek istemesini anlamadım doÄŸrusu. Yıldırım’ın açık açık eleÅŸtirdiÄŸi yerde ona açık açık cevap vermek gerekirdi ya neyse.
***
Yıldırım’ın görüÅŸünden Ankaragücü’nün görünüÅŸüne geçelim
Bildik bir hikâyedir, yıllar önce DNA testinin olmadığı zamanlarda çocuÄŸun annesi kim tartışması yaÅŸanmış. Ortada bir çocuk, iki tane “çocuÄŸun gerçek annesi benim” iddiası varmış. AnlaÅŸma olmayınca mahkemenin yolu tutulmuÅŸ. Kadı beyan ile çözüm bulamayacağını anlayınca “çocuÄŸu ortadan ayırın, yarısını ona, yarısını diÄŸerine verin” demiÅŸ. Kadınlardan biri can havliyle “durun ben hakkımdan ve iddiamdan vazgeçtim” deyince kadı o kadına inanmış “çocuÄŸu bu kadına verin, çünkü gerçek anne o” demiÅŸ.
Bir dönem yöneticilik yaptığım Ankaragücü’nde yaÅŸanan geliÅŸmeleri izledikçe “Ankaragücü sevgisinden” bahseden Melih Gökçek ve deÄŸerli dostum Cemal Aydın’ın bir inatla kulübü batma noktasına götürdüklerini görüyorum.
Bakalım hangisi gerçekten Ankaragücü’nü seviyor ve koca camianın ikiye bölünmesine izin vermeyecek.
Ha unutuyordum Ankaragücü’nde bir de süt annesi var: Cengiz Topel Yıldırım.



Ynt: Gökçek yönetimi yeniden...
Ynt: Kasımpaşa A.Ş. oldu yönetim iş..
Ynt: ÇARŞI ANKARA ORGANİZASYONU ÇANK..
Ynt: Kasımpaşa A.Ş. oldu yönetim iş..
Ynt: Kasımpaşa A.Ş. oldu yönetim iş..
Ynt: caydının yeni prensi Bent AhlatmÄ..
Ynt: caydının yeni prensi Bent AhlatmÄ..
Ynt: Kasımpaşa A.Ş. oldu yönetim iş..
Ynt: caydının yeni prensi Bent AhlatmÄ..
Ynt: Kasımpaşa A.Ş. oldu yönetim iş..
Ynt: ÇARŞI ANKARA ORGANİZASYONU ÇANK..
Ynt: Kasımpaşa A.Ş. oldu yönetim iş..