Abdülkadir Kayalı ile ilgili bir yazı hazırlamak isterken, biraz kendisi hakkında bilgi toplamak için “motor”dan taradım, bir çok “entry”nin yanında Koyulhisar (Sivas)gazetesinin Kayalı ile yaptığı röportaj en dikkat çekeniydi. Röportajı merak eden arkadaÅŸlar “Koyulhisar Gazetesi Abdülkadir Kayalı röportajı” yazıp “motor”dan aratabilirler.
Bir kere çok efendi ve oturaklı bir duruÅŸu var Abdülkadir’in. Bu duruÅŸu demek ki futboluna da yansımış ki, Chelsea ve Manchester City’nin talip olmasına kadar varmış iÅŸ.Zaten kendisi hakkında açılan sayfa sayısı daha Ankaragücü’nde doÄŸru dürüst oynamadan (sadece bir kez KasımpaÅŸa maçında ilk onbirde çıktı) halen oynayanlardan daha fazla sayıya ulaÅŸmış. Yabancı dilde tarattığımda sonuçlar daha çok çıkıyor.
Nereden bakarsanız bakın, 19 yaşında takımlarını sırtlayan birçok futbolcunun sahip olduÄŸu özelliklerin hemen hemen tümüne sahip, U19'a yükselecek kadar da olgun ama gel gör ki, Tevfik Köse gibi İBB'yi sırtlayan bir isim olması içimi yakıyor.
Abdülkadir'in eski bir röportajından alıntı.
“İZ BIRAKMAK İSTİYORUM
Çok baÅŸarılı yıllar geçirdin ama önünde de çetin yıllar, çetin yollar var. Özellikle bu sene futbol hayatın için kırılma noktası olacak gibi görünüyor. Bu sezondan beklentilerin neler?
Önümüzdeki sezon her ÅŸeyden önemlisi 18 yaşımı geçmiÅŸ olacağım. Avrupa ÅŸampiyonasındaki baÅŸarım ve kulübümde A takımla KasımpaÅŸa maçında ilk onbir oynamak benim vizyonumu geniÅŸletti, kendime duyduÄŸum güveni artırdı. Tabiî ki benim hedefim her zaman çok büyük. Åžuanda dahi olsa Avrupa’da oynama ÅŸansım olsa yine giderim. Ha ne olur? Avrupa’da bir Türk futbolcu daha fazla olur. Bu yıl kampı çok iyi geçirip hocamın gözüne girmeyi hedefliyorum. Çünkü ilk etaptaki hedefim Süper Lig futbolcusu olmak. Bence yıldız futbolcu 17-18 yaşında oynamalı ki yıldız olsun. 20-21 yaşında oynamak bir anlam ifade etmiyor çünkü artık 25-26 yaşındaki futbolculara olgun oyuncu gözüyle bakıyorlar. Benim hedefim de yıldız olmak, farklı olmak, iz bırakmak. “
Bunları düÅŸünebilen, söyleyebilen genç bir futbolcunun yedek kulübesinde oturması kadar onun beynini ve bünyesini içten içe tahrip edebilecek baÅŸka bir unsur düÅŸünemiyorum.Mental olarak bu delikanlı sahada varını yoÄŸunu ortaya koyabileceÄŸini yukarıdaki sözleriyle vurgulamış zaten.
Yine söyleÅŸiden bir alıntı ile devam edelim:
“Gelelim Ankaragücü yıllarına. Ankaragücü’nde oynamaya baÅŸladın ve geçen sene de basına yansıyan transfer haberleriyle yıldızın parladı.
Ankaragücü minik takımında baÅŸladım top oynamaya. İki sene minik takımda bir sene de yıldız takımda oynadım. Sonra genç takımlarda oynamadan paf takımına çıkardılar beni. Arif Peçenek hocamız beni çok beÄŸendi ve direkt olarak paf takıma çaÄŸrıldım. Kendi yaÅŸ grubumla çok az maça çıktım futbol hayatımda. O anlamda altyapı eksiÄŸimin fazla olduÄŸunu söyleyebiliriz. İki senelik paf takımı macerasının ardından da A takıma çıkardılar beni. Hikmet Karaman hocam çıkardı beni A takıma. O sırada milli takımlara da devam ediyordum. U15’ten beri milli takımlarda da kaptan olarak oynuyordum. Åžuan U17 milli takımının kaptanıyım ve yaklaşık 50 kez milli formayı giydim. Üç tane de gol attım ve oyun kurucu mevkiinde oynuyorum milli takımlarda ama kulüpte daha ofansif bir mevkide oynuyorum.”
Elalemin kaÅŸarlarına milyon Euro'lar bayılıp bizi yine kanser edeceÄŸinize (Bknz. Wederson Çakma Gökçek) ÅŸu Tevfik Köse ile Abdülkadir'i tekrar Ankaragücü'ne kazandırın da gerçekten futboldan anlayıp anlamadığınıza bir karar verelim


