Ankaragücü'n de her yeni gün ayrı bir konunun tartışıldığı bir periyot geçiriyoruz.Bir gün maçların AsaÅŸ Stadında oynanacağını öÄŸreniyor kızıyoruz,ertesi gün Ankaragücü Dergisi Nisan'da çıkıyor haberini alıp seviniyoruz.Biz Ankaragüçlüler için çokta yabancı olmayan bir periyot aslında yaÅŸadıklarımız.Bu seferki yönetim belki bizim biraz daha içimizi okÅŸayacak iÅŸlere imza attığı için hergün kötü olan haberleri deÄŸilde aralarda Ankaragücü için iyi ve güzel iÅŸlerin yapıldığı haberlerini de okuyoruz.
Ahmet Gökçek'in BaÅŸkan olması ile birlikte transfer,tesisleÅŸme,yardım kuruluÅŸlarına ziyaret,basında daha çok yer alma gibi konularda hızlı bir yol katettiÄŸimiz görünen bir gerçek.Bu hızlılıkta tabiki Ankaraspor'un futbolcu,tesis gibi kaynaklarının Ankaragücü'ne aktarılması süreyi kısaltıyor.İşte son günlerin en çok tartışılan konusu Ankaragücü ruhunu kaybediyor tartışması da buradan itibaren baÅŸlıyor.Bu tezi savunanlar diyor ki BeÅŸtepe tesislerinden taşındığımız gün Ankaragücü ruhu kaybolmuÅŸ yerine Ankaraspor gelmiÅŸtir.Åžöyle bir bakınca haklılık payı yokmu diyesi geliyor insanın ama biraz düÅŸününce yok diyorsun.EÄŸer Ankaragücü ruhunu kaybettiyse Saray tesislerine taşındığı gün deÄŸil TandoÄŸandan, BeÅŸtepe'ye taşındığı gün yada Ankaragücü Stadının yıkıldığı gün kaybetmiÅŸtir o ruhu.Tekmeye kafa sokan,Ankaragücü için savaÅŸan,Türkiye Kupasını kazanan,7 kiÅŸi Fenerbahçe'yi sahaya gömen,Bolu'ya,İzmir'e binlerce insanı peÅŸine götüren o ruh maalesef BeÅŸtepe'ye hiç gitmemiÅŸti zaten.Madem BeÅŸtepe'de çok önemli bir Ankaragücü ruhu vardı hani nerde TandoÄŸandaki baÅŸarılı günler?BeÅŸtepe'ye geçildiÄŸi günden itibaren ne baÅŸarılar gördün ki ÅŸimdi Saray'a gidince bu ruhun kaybolduÄŸuna inanıyorsun.Dünya'nın hiç bir büyük kulübünde tesisler Ankara'da olduÄŸu gibi ÅŸehrin merkezinde deÄŸildir.Çok uzaÄŸa gitmeyede gerek yok ÅŸöyle bir kafamızı İstanbul'a çevirmemiz yeterli.Fenerbahçe Samandıra da,Galatasaray Florya'da, daha da ilginci Avrupa yakasının takımı BeÅŸiktaÅŸ, Anadolu yakısında Nevzat Demir Tesislerinde antreman yapıp kampa giriyor.Elbet bunun bir nedeni var.Herkes Saray'dan niye ÅŸikayetçi çok uzak diye.BeÅŸtepe'de hergün elini kolunu sallayarak içeri girdiÄŸin ortam yok diye.DoÄŸrusu da bu zaten.Taraftarla,futbolcunun,yöneticinin bu kadar iç içe olması sadece biz Türklere has birÅŸey.Ben sanmıyorumki Barcelona'da bir taraftar Messin'in ensesine vurup naber lan desin.Yada bir baÅŸkası Henry'e gidip abi eve gidecek param yok biraz para verirmisin desin.Bunların hepsini BeÅŸtepe'de bizzat gördüm yaÅŸadım.Bunlar hani burada yazılacak ÅŸeyler daha neler neler yaÅŸandı o tesislerde taraftarla,futbolcular,yöneticiler arasında da onları hiç gündeme getirmiyelim.
Ben Saraya gidilmesinden de ,modern bir tesise kavuÅŸulmasından da mutluyum.Ahmet Gökçek'in Ankaragücü ile ilgili henüz ortaya koymadığı,gerçekleÅŸtirmediÄŸi birçok projesi var.İnsan duyduÄŸu zaman bile heyacanlanıyor ki yakında herkes öÄŸrenecek bunları.Ama ben kafamda ki ÅŸu soruya da cevap bulmak istiyorum.Ahmet Gökçek bir gün Ankaragücü BaÅŸkanlığını bıraktığı gün, bugün Ankaragücü'nün hizmetinde olan olanaklar elimizin altından kayıp gidecek mi? yoksa bugün Ankaragücü için yapılan her hizmet Ankaragücü var olduÄŸu müddetçe onunla birlikte yaÅŸayacak mı?Bu soruya BaÅŸkan'ın herhangi bir platformda çıkıp cevap vermesi,bizleri bilgilendirmesi en büyük arzum.
Gelelim kaybolan Ankaragücü ruhuna.Ankaragücü ruhu ne futbolcu ile ne tesis ile ne de BaÅŸkan ve yöneticilerle bitmez.Ankaragücü ruhunu bitirecek tek güç Ankaragücü taraftarıdır ve bu yolda hızla yol almaktayız.Evlilikte boÅŸanmaların en büyük nedenini karşılıklı sevgi ve saygının kaybolması olduÄŸu açıklandı geçtiÄŸimiz günlerde bir araÅŸtırma sonucunda.Åžöyle bir tribünlerimize dönüp bakalım saygı ve sevgide neredeyiz diye.Çok deÄŸil bundan bir 10-15 yıl önceye dönelim.Belki sayıca azdık ama isim olarak olmasada sima olarak herkes birbirini tanırdı.KüçüÄŸün ne haddineydi yaÅŸça kendinden büyük birine bağırsana lan demesi.O günlerde maça girerken yaÅŸça büyük olan abilerimizin gözlerinin içine bakardık acaba birÅŸey dermi diye.Bugün gelinen noktaya bakınca suçun aslında daha 16-17 yaşında olup kendini dünyanın merkezi sanan genç arkadaÅŸlarımızda deÄŸil onların kendini böyle hissetmesine izin veren büyüklerimizin ve bizlerin olduÄŸunu düÅŸünüyorum.Çözüm ne peki?Yani ne yapalım bu gençleri dövelim,stada sokmayalım mı?Gene bir kale arkasına tıkıldığımız ama herkesin birbirine kardeÅŸim dediÄŸi sarıldığı,kucakladığı günlere mi dönelim.GeçmiÅŸ artık mazide kaldığına göre bugün ne yapabiliriz ona kafa yoralım.Bu gençleri sadece Ankaragücü'ne deÄŸil topluma nasıl yararlı birer insan haline getirebiliriz bunları tartışalım.Ankara'nın en iÅŸlek yerlerinde boyunlarında Ankaragücü atkısı ile insanları bizlerden ,Ankaragücü'n den nefret ettirecek davranışlarda bulunan bu gençleri,Ankaragücü adına nasıl olumlu bir hale getiririz bunları düÅŸünelim.Ankaragücü adının kavgacı ,serseri insan tipinin bir etiketi olmadığını,Ankaragücü aÅŸkının bu dünyadaki en büyük aÅŸk olduÄŸuna inandıralım bu gençleri.Türkiye'de Ankaragücü taraftarının namını duymayan var mı?Bu nam öyle yollarda 2-3 kiÅŸiyi tokatlamakla,kız arkadaşının yanında baÅŸka takım ürünü giyen birini hırpalamakla,büyük küçük demeden herkese ağız dolusu küfürler ederek,bindiÄŸi toplu taşıma araçlarında insanları rahatsız ederek kazanılmadı.Evet eskidende hırçındı bu taraftar,kavgacıydı ama kavgasını Ankaragücü için yapardı etiket için deÄŸil.Bu farkı anlatalım iÅŸte bu genç kardeÅŸlerimize.Sırf grubum kalabalık gözüksün diye,Ankaragücü ruhunu aÅŸkını taşıyamayacak kiÅŸileri getirmiyelim maçlara.Ankaragücü için deplasman yapmanın ,hafta sonu eÄŸlencesi olmadığını öÄŸretelim,öÄŸretelim ki bu takım maç kaybettiÄŸinde bile umursamayan,kaynatmaya devam eden insanları görmeyelim tribünümüzde.
Yok biz böyle devam edelim bu gençleri kendi hallerine bırakalım ne halleri varsa görsünler dersek,daha çok metroda bir sonraki treni bekleriz sırf onlarla aynı trene binmemek için,maç günleri dışında giymeyiz Ankaragücü ürününü sırf Kızılay'da,Ulusta yaÅŸanan o rezilliklerle ilgimiz yok diyebilmek için,ya senin gibi Ankaragüçlü var mı sorularanı defalarca tanık olur, ya da maç günü abi bilet lazım mı diye sana yapışan tiplere sabretmek zorunda kalırız.
Bu pisliÄŸi temizleyeceksek hep beraber temizleyeceÄŸiz.Sırf beleÅŸ bilet aÅŸkıyla,hafta sonu eÄŸlencesi görerek stada gelen alakasız tipleri temizleyeceÄŸiz bu tribünlerden.Hakan Toka grubu adına hafta içi artık yönetimden bilet talepleri olmayacağını açıkladı.Bu bile bir baÅŸlangıçtır.BeleÅŸ bilet olursa,beleÅŸ otobüs olursa kısacası herÅŸey beleÅŸ olursa o sisteme karşıda çıksan,utansanda,sıkılsanda bu çarkın bir diÅŸlisi olmaktan kendini kurtaramazsın.
ÅžampiyonlukmuÅŸ,kupaymış onlara da sıra gelir.Önce biz olması gerektiÄŸi tipte taraftar olalım.Vermeden almak olmaz.Bu takıma sadece sesini vermekle görevini yerine getirmiyorsun.Umarım beleÅŸ son bulur umarım sene başında sattığımız kombine sayısı yüzlerle deÄŸil binlerle ifade edilir.İşte o zaman bu konuyu birkez daha konuÅŸuruz.


