İletişim
Reklam
Üye Girişi
Yeni Üyelik
Dernekten ve Spor Camiyasından HaberlerBookmark and Share
Diego Armando Maradona'yı Bir kez dahaTanıyalım mı _?

  Diego Armando Maradona'yı Bir kez dahaTanıyalım mı _?


Yayınlanma Tarihi: 2010-03-11 10:47:00

   

 Diego Armando Maradona (30 Ekim 1960, Villa Fiorito, Arjantin), dünyaca ünlü Arjantinli futbolcudur. GelmiÅŸ geçmiÅŸ en iyi futbolcular arasında yer alır. Kulüp takımlarında oynadığı 588 maçta 311 gol atmıştır. Arjantin milli takımında ise 91 maçta 34 gol kaydetmiÅŸtir.

FRAGMANI İÇİN AÅžAÄžIDAKİ LİNKE TIKLAYINIZ..

 ( http://www.since1910.net/VideoGaleri/Son10/diego-armando-maradona  )

 
Dünyanın gelmiÅŸ geçmiÅŸ en büyük futbol yeteneklerinden biri, belkide en önde geleni. Yıllar geçtikçe Maradona’nın adı unutulmaya yüz tutacağı yerde daha da fazla hatırlanıyor. Oynadığı mükemmel futbol, kronikleÅŸmiÅŸ yanlışları ve tabii ki kendine has tavırlarıyla...Yakın zaman önce "Yoksa Maradona ölüyor mu?" sorusuyla birlikte tekrar gündeme gelen Arjantinli yıldız, hatırlanacağı gibi 2004 yılında oynanan Boca Juniors - Nueva maçı sonrası kalp krizi geçirmiÅŸ ve Özel İsveç - Arjantin hastanesine kaldırılmıştı.

Kimi çevreler, biraz da Maradorna'nın hareketli geçmiÅŸinden cesaret bularak bu ani rahatsızlığın nedenini yüksek dozda alınmış kokain olarak yorumlasalar da ailenin dokturu Alfredo Cahe iddiaları sert bir dille yalanlamış ve hastalığına yüksek tansiyonla miyokard tanısı konulduÄŸunu açıklamıştı. Çok uzun süre önce deÄŸil, 2004'ün Nisan ayında Maradona'nın yataÄŸa düÅŸmesinin ardından tüm Maradona hayranları adeta bir matem havasına bürünmüÅŸlerdi. Öldü mü yaşıyor mu tartışmaları sürerken Maradona yoÄŸun bakımdan çıkmış ve ayağının tozuyla ÅŸu açıklamayı yapmıştı... "Bana bir futbol topu getirin de sizlere ne kadar iyi olduÄŸumu göstereyim!..''

Hastalığında Arjantin Devlet BaÅŸkanlığı sözcüsü Miguel Nunez'in bile özel olarak ziyaret ettiÄŸi Maradona'nın spor yaÅŸamı da bir hayli ilginç... Bu yazıda ünlü futbolcunun baÅŸarılarını, ilahlaÅŸmasını, zevklerini tutkularını ve çalkantılı yaÅŸam hikayesini okuyacak, bildiklerinizi yeniden yaÅŸayacak bilmediklerinizi ise hayretle karşılayacaksınız. İşte Arjantin'in dünya futbol severlerine armaÄŸan ettiÄŸi, adına tarikat bile kurulan, milyonları kendine baÄŸlayan, yüzyılın futbolcusu, yeÅŸil sahaların kural tanımaz anarÅŸisti Arjantinli Diego Armando Maradona'nın ilginç hayat hikayesi...

Diego Maradona 30 Ekim 1960'ta Arjantin'in baÅŸkenti Buenos Aires'in kenar mahallerinden biri olan Lanus'ta doÄŸdu. Fakir bir ailenin çocuÄŸu olarak dünyaya gelen küçük Diego, 8 kardeÅŸlik ailesinin beÅŸinci çocuÄŸuydu. Her ne kadar her yıldız oyuncu için aynı hikayenin uydurulduÄŸu düÅŸünülse de, Maradona "topu eline ilk aldığında" daha 3 yaşındaydı. Bu aslında bir Güney Amerikalı çocuk için oldukça olaÄŸan bir durumdu. Hatta Diego'nun kuzeni Beto Zarate kendisinin hediye ettiÄŸi topla bir oyuncakmışçasına uyuduÄŸunu anlatırdı. Küçük dev adam Argentinos Juniors'a gitmeden önce futbola ilk baÅŸladığı takım olan Los Cebollitas’ta (Minik SoÄŸan) oynarken ilk antrenörü Franncis Cornejo onu topla birlikte gördüÄŸünde “İki veya üç kez topa dokunuÅŸu olaÄŸanüstü birisinin önümde olduÄŸunu algılamama yetti." diye konuÅŸmuÅŸtu.

Henüz 16 yaşındayken, Macaristan'a karşı Arjantin Ulusal Futbol Takımı’nın formasını giyerek Arjantin'in en genç ulusal futbolcusu olmayı baÅŸaran Maradona, iki sene sonra Dünya Gençler Åžampiyonası’na takımının kaptanı olarak sahaya çıktı ve Arjantin Maradona’nın önderliÄŸinde ÅŸampiyonluÄŸu kazanmasını bildi. Bu baÅŸarısının ardından diÄŸer takımlarında dikkatini çeken Maradona Boca Juniors’tan gelen 1 milyon sterlinlik teklifi kabul etti. Ulusal forma altında sergilemiÅŸ olduÄŸu performansını Boca formasıylada sürdüren yıldız futbolcu 1979 ve 1980 yıllarında Güney Amerika’da Yılın Futbolcusu seçildi.

Güney Amerika’da yılın futbolcusu seçilmesinden sonra Maradona artık daha önemli bir futbolcu haline gelmiÅŸ ve yurt dışındaki büyük kulüplerinde ilgisini çekmeye baÅŸlamıştı. Yıllar 1982’yi gösterdiÄŸinde İspanya ve dünya futbolunun en önemli takımlarından biri olan Katalan temsilcisi Barcelona genç yıldıza yaklaşık 5 milyon sterlin’lik bir transfer ücreti önerisinde bulundu. Maradona Boca’da kazandığı paranın beÅŸ misli fazlasını kazanacak ama her ÅŸeyden önemlisi adını Arjantin sınırları dışına çıkarmayı baÅŸaracaktı. Maradona hiç düÅŸünmeden Barca’nın teklifini kabul etti.

Aynı sene içinde İspanya Dünya Kupası’na ev sahipliÄŸi yapıyor ve Maradona daha Barca ile maça çıkmadan kendini yeni izleyicilerine gösterme imkanıda buluyordu. Ancak finallerde her ÅŸey genç futbolcunun istediÄŸi gibi gitmedi ve Maradona 2. turda karşılaÅŸtıkları Brezilya maçında kırmızı kart görerek oyun dışında kaldı.Ancak genç yıldız Dünya Kupaları'ndaki perfornmansının aksine İspanya’daki ilk sezonunda La Liga, Kral Kupası ve Süper Kupa’yıkazanıyor ve bu baÅŸarılarda büyük pay sahibi oluyordu. Barcelona Maradona için önemli bir dışa açılım kapısı olsa da oynadığı kulüpler arasında en büyük baÅŸarıyı İtalyan Napoli Kulübü ile yakaladı. 7 milyon sterline transfer olduÄŸu yeni takımına Maradona’nın faydaları o kadar büyüktü ki Napoli’yi tarihinde ilk kez ÅŸampiyon yapmayı baÅŸardı. UEFA Kupası’nı kazanmaları ise İtalyanların, özelliklede Napolililerin bu futbolcuya olan hayranlıklarının daha fazla artmasına neden oldu. O zamanlar arabalara olan tutkusu ile tanınan Maradona’yı ÅŸu an İtalya BaÅŸbakanı olan Silvio Berlusconi’de kendi takımına transfer etmek istemiÅŸ ama ünlü yıldız kendisine Ferrari F40 hediye eden Napoli BaÅŸkanı Ferlaino’yu tercih etmiÅŸti. F40’ı hak etmiyor deÄŸildi de doÄŸrusu...

TANRININ ELİ !

1986 Dünya Kupası’nda Arjantin Ulusal Takımı’nın kaptanı olarak sahaya çıkan Maradona artık sadece futbolu ile deÄŸil özel yaÅŸantısı, insanlarla olan iliÅŸkileri ve tavırlarıyla da dikkat çekiyordu. Katıldıkları turnuvadan ÅŸampiyon olarak dönen Diego ve arkadaÅŸları finalde Almanya ile karşılaşıp ÅŸampiyon olsalarda asıl yankı uyandıran karşılaÅŸma çeyrek finalde karşılaÅŸtıkları İngiltere maçı olmuÅŸtu. Maç öncesi İngiltere ile Arjantin arasında çok mühim bir ulusal gerginlik olmasa da, 1982 ilkbaharında Arjantin ve İngiltere’nin Falkland adaları için savaÅŸması, İngilizlerin Arjantin deniz altısı Santa Fe’yi batırmaları ve Arjantin ordusunun vermiÅŸ olduÄŸu onca cevaba raÄŸmen savaşı kaybetmesi özellikle Arjantin ve Diego Maradona açısından bu maçın ulusal bir dava boyutuna bürünmesine sebep olmuÅŸtu. İşte bu sebeplerden dolayı Arjantinliler kazanma hırsıyla dolmuÅŸlar ve Diego Maradona’nın attığı iki gol ile maçı 2-0 kazanmışlardı. 

Peki bu çeyrek final maçının asıl önemi neydi ? Bunun en büyük nedeni hepimizin hafızalarına kazınmış olan maçın ikinci golü olabilir miydi? Hiç kuÅŸkusuz evet!!! Çılgın ve kurnaz futbolcu Maradona’nın İngiliz kaleci Peter Shilton’a attığı ikinci goldü akıllarda kalan... Bu gol futbolseverlerin alışkın olduÄŸu rövöÅŸata, vole ya da kafa golü deÄŸildi! Sadece Maradona ve onun ayarındaki futbolcuların gerçekleÅŸtirebileciÄŸi ve sahanın tümüne yayılan oyuncuları ipe dizdikten sonra 'göstere-göstere' atılan bir gol de deÄŸildi! Bu bir el golüydü ! Kuraldışı adam Maradona gene yapacağını yapmıştı ve hakemi kandırarak eliyle gol atmıştı! Bu gol daha sonra kayıtlara “Tanrının Eli ” olarak geçecek olsa da Maradona yine kendine has bir yorumda bulunarak "Ne Tanrısı yahu, benim elimdi iÅŸte!" diyecekti. Bir bakıma Maradona’nın atmış olduÄŸu bu sükseli (!) gol aslında İngilizlerin Falkland Adalarını alması kadar ağır bir hadiseydi. Aynı maç içerisinde topu 60 metre sürükleyip kaleci dahil 10 kiÅŸiyi geçerek attığı gol ise Diego'nun sadece kurnaz ve fırsatları iyi deÄŸerlendiren bir futbolcu olmadığını gösteriyordu.

1990 VE MARADONA HAYRANLIÄžI

1990 yılında dünyanın en büyük futbol ziyafeti İtalya’da yapılıyordu. 4 sene önce Meksika'da Batı Almanya'yı, Brown, Valdano ve Burruchaga'nın golleriyle 3-2 yenen Arjantin’in karşısında bu kez Batı Almanya deÄŸil, Berlin duvarının yıkılmasının ardından, 1 Åžubat 1990'da DoÄŸu Almanya ile birleÅŸen tam bir Almanya vardı. Almanlar dört sene öncesini unutmamışlar ve rövanşı almak istiyorlardı. Matthäus, Völler, Klinsmann, Hässler, Kohler ve Brehme gibi yıldız oyunculardan kurulu olan Alman takımı maçı penaltı golüyle (Brehme dk : 85) kazanıyor ve kupa Almanlara gidiyordu. Maradona ise maçtan sonra aÄŸlıyordu. ArkadaÅŸları Arjantin’e dönerlerken Maradona Napoli’ye geçti ve dünya kupasındaki hayal kırıklığının acısını çıkartırmışçasına İtalyan temsilcisini ÅŸampiyon yaptı. Tek başına takım olmak deyimi kim bilir belkide o zamanlar çıkmıştı...

Tek başına bir futbolcu koskoca bir kulübün yapısını deÄŸiÅŸtirmiÅŸ ve insanları kendisine hayran bırakmıştı. Futbolun anarÅŸistiydi o. Kural tanımaz, seviyelerin üstünde bir futbolcu... Öyle ki, Napoli Kulübü'nün Maradona adını ölümsüzleÅŸtirmek adına 10 numaralı formanın kullanımını yasaklıyor olması bile verilebilecek en anlamlı hediyeydi. Hatta fanatik Napoli taraftarlarının İtalya 1990 Dünya Kupası’nda oynanan İtalya-Arjantin karşılaÅŸmasında Maradona lehine tezahüratlar yapması iÅŸin boyutunun çokça deÄŸiÅŸtiÄŸinin bir göstergesiydi. Bu sadece fanatizm deÄŸil aynı zamanda da Maradona milliyetçiliÄŸiydi! İşte Diego'nun farkı da buydu, arkasından böylesine çılgın bir kitleyi sürükleyebilme yeteneÄŸi... Hem de herÅŸeye raÄŸmen!

MARADONA, DOPİNG OLAYLARI VE SON

Maradona’ya göre yaÅŸadığı ilk doping olayının tek sorumlusu eski İtalya Futbol Federasyonu BaÅŸkanı Antonio Matarrese idi. Ünlü futbolcu bu kararı ÅŸöyle yorumlamıştı: “Bu karar Arjantin’in 1990 Dünya Kupası’nda İtalya’nın önünü kesmesi ve doÄŸal olarak maddi zarara uÄŸratmasına verilen bir cevaptır. ” Elbette bu suçlamalar da çok tartışılacaktı.

Ama asıl skandal ABD 94 Dünya Kupası esnasında patlak verdi. Arjantin'in dünyaca ünlü orta saha oyuncusu Diego Maradona, ilerlemiÅŸ yaşına raÄŸmen Yunanistan'a karşı oynadığı mükemmel futbol ve attığı muhteÅŸem gol ile bir çok insanı yeniden heyecanlandırdı. Fazla kiloları ile dikkat çeken Maradona attığı bu golle “Ben hala buradayım” demek ister gibiydi. Bir sonraki Nijerya maçı öncesi yapılan doping kontrollerinde Maradona’nın doping kullandığı tespit edildiÄŸindeyse bütün dünya ÅŸaÅŸkına dönmüÅŸtü.

Futbolcunun kullanmış olduÄŸu Ripped Fuel isimli ilaç testlerde pozitif sonuç vermiÅŸ ve efsane futbolcu birden kupadan ihraç edilmiÅŸti. Ünlü futbolcu her ne kadar doktor kontrolünde devamlı kullandığı Ripped Fast adlı ilacın Ripped Fuel ile karıştırıldığını söylesede iÅŸ iÅŸten geçmiÅŸ ve bu olay Dünya Kupası’nda yaÅŸanan en ağır doping suçu olarak tarihe geçmiÅŸti. Doktorun ilaçları karıştırması Maradona için hiç iyi olmamıştı. Maradona olaydan sonra karısı Cladia’yı aradı ve titrek bir sesle ÅŸu sözleri söyledi : “Cladia kupadan kovuldum! ” Bu karar hem Maradona için bir nevi son oluyor hem de saygınlığını yitirmesine yol açıyordu. Daha sonra eski takımı Boca’ya dönüp futbol yaÅŸantısına devam ettiysede yaÅŸayan Maradona efsanesi artık sona ermiÅŸti.

YeÅŸil sahalardaki futbol kariyerini 10 Kasım 2001'de yapılan muhteÅŸem bir jübile ile noktalayan Diego Armando Maradona aynı sene içerisinde FIFA tarafından “Yüzyılın GelmiÅŸ GeçmiÅŸ En İyi Futbolcusu” ödülüne layık görülerek hem onurlandırılıyor hemde kaybettiÄŸi saygınlığını büyük ölçüde geri kazanarak yeniden efsaneleÅŸiyordu. Hakkında ne denilirse denilsin Armando Diego Maradona futbolseverlerin hafızalarında sıra dışı kiÅŸiÄŸiyle hatırlanmaya devam edecek. Ve onun gibi bir yetenek yeÅŸil sahalara daha uzun süreler gelmeyecek.

MARADONA’DAN İNCİLER

(Napoli BaÅŸkanı Ferliano’nun kendisine Ferrari F40 hediye etmesi üzerine)
“ Napoli'de oynadığım zamanlar Milan'ın sahibi Silvio Berlusconi beni almayı kafasına koymuÅŸtu.
Her ÅŸeye razıydı. Ne istersem onu alacaktı ve bu herkes tarafından duyulmuÅŸtu. Bunun üzerine Napoli baÅŸkanı Ferlaino o zamanların ÅŸartlarında dünyada sadece bende olan siyah bir Ferrari F40 aldı. ”

(Düz vites araba tutkusu üzerine)
“ Daha piyasada olmayan arabaları istiyordum onlarda getiriyorlardı. Hatta Napoli Åžampiyon olduÄŸunda para muslukları sonuna kadar açılmış ve henüz İtalya'da bulunmayan bir Mercedes Benz Cabriolet getirmiÅŸlerdi. Arabayı gördüÄŸümde hayran kaldım ve anahtarı istedim. Araba her ÅŸeyi ile mükemmeldi ama baktım ki vites otomatik arabadan inip anahtarı geri verdim. Bu otomatik vitesli dedim evet otomatik son model dediler teÅŸekkür ettim, evime girdim: Otomatik vitesli arabalardan hoÅŸlanmıyordum. Åžimdi düÅŸünüyorum da, ne çılgınlık! ”

(İngiliz kaleci Peter Shilton’a attığı gol üzerine)
“ O dönemde golü ‘‘Tanrı'nın eli’’ diye açıklamıştım. Ne Tanrı'sı yahu! Diego'nun eliydi ! 
Tanrı'nın eli ha... FotoÄŸrafçılar bile ne olduÄŸunu görememiÅŸti. Bu resimde gözlerini kapatan İngiliz kaleci Shilton çok kızdı, beni verdiÄŸi veda partisine çağırmadı. Bu gol çok hoÅŸuma gidiyor. İngilizlerden intikamımı bu ÅŸekilde almıştım.”

(Kokain bağımlılığı üzerine)
“ Kokain kullandığımı her zaman kabul ederim ama hiçbir zaman maçlarda doping yapmamışımdır.Hatta iki kez doping yaptığım için uzaklaÅŸtırılmışımdır.Yargıcın karşısına çıktığımda cezama razı olduÄŸumu ama dopingi kabul etmediÄŸimi söylediÄŸim kabul görmedi.”

(Papa’dan aldığı tespih üzerine)
“ Ben Papa'yla da tanıştım, çünkü ünlüyüm. DüÅŸ kırıcıydı. Anneme bir tespih verdi, Claudia'ya bir tespih verdi, ona verdi, ÅŸuna verdi, sonra benim sıram gelince İtalyanca olarak ‘‘Seninki özel’’ dedi. Sinirlenmeye baÅŸlamıştım. Annemden tespihini istedim, baktım, benimkiyle aynıydı! Papa'ya doÄŸru yürüdüm, sordum: ‘‘Affedersiniz Papa Hazretleri, benimkiyle anneminki arasındaki fark ne?’’ Bana baktı, sırtıma vurdu, gülümsedi, yürümeye devam ettik. Saygısızlık, sırtıma vurdu, gülümsedi, o kadar! ”

(Monaco Prensi Albert hakkında)
“ Monte Carlo'da beni davet ettiÄŸi yemeÄŸin parasını bana ödetti! Erken kalkması gerektiÄŸini söyleyip gitti! Onun için kendisini hiç sevmem.”

ADIM ADIM MARADONA....

5 Aralık 1970 : Argentinos Juniors’ın “Cebollitas” takımında futbola baÅŸladı.
20 Ekim 1976 : Arjantin Ligi’ndeki ilk maçını Argentinos Juniors forması altında Talleres de Cordoba’ya karşı oynadı. 16. doÄŸum gününe kısa bir zaman kala Giacobetti’nin yerine ikinci yarı başı 16 numaralı formasıyla oyuna girdi. 
14 Kasım 1976 : İlk golünü Lucangioli karşısında San Lorenzo Mar del Plata’ya attı.
27 Åžubat 1977 : Macaristan karşısında ilk ulusal maçına çıktı.
Mayıs 1978 : Arjantin Ulusal Takım teknik direktörü Cesar Menotti ünlü oyuncuyu genç yaşında prese dayanamayacağı gerekçesiyle 22 kiÅŸilik Dünya Kupası kadrosuna almadı. 
2 Haziran 1979 : Ulusal Takım altındaki ilk golünü İskoçya’nın Glasgow kentinde attı. 
7 Eylül 1979 : Arjantin’e liderlik ederek Japonya’daki turnuvada takımının final maçında SSCB karşısında kazanmasını saÄŸladı. 3-1 kazandıkları maçı frikikten attığı güzel bir golle tamamladı. 
19 Åžubat 1981 : Boca Juniors ile anlaÅŸtı. 
22 Åžubat 1981 : İlk maçında Talleres de Cordoba ile karşılaÅŸan Maradona maçı attığı iki golle 4-1 kazandırdı. 
16 Ağustos 1981 : Takımı Boca Juniors ile ilk lig şampiyonluğunu kazandı.
4 Haziran 1982 : İspanyolların ünlü kulübü Barcelona’ya transfer oldu. 
24 Eylül 1983 : Athletic Bilboa’nın defans oyuncusu Andoni Goicoechea ile girdiÄŸi ikili mücadelede ayak bileÄŸi kırıldı ve lifleri attı. Böylece bugüne kadar en ciddi sakatlığını geçirmiÅŸ oluyordu. 
30 Haziran 1984 : Rekor denilebilecek bir ücret karşılığında İtalyan ekibi Napoli’ye transfer oldu.
22-29 Haziran 1986 : Dünya Kupası çeyrek finalinde karşılaÅŸtıkları İngiltere’ye ünlü “Tanrının Eli” golünü attı. Arjantin’in 2-1 kazandığı maçtaki bir diÄŸer gol ise Maradona’nın topu 60 metre kadar sürükleyip kaleci dahil 10 kadar oyuncuyu geçtiÄŸi goldü. Arjantin’i finale kadar taşıyan yıldız oyuncu arkadaÅŸlarıyla birlikte Batı Almanya’yı da 3-2 lik skorla geçerek Dünya Kupası ÅŸampiyonluÄŸuna ulaÅŸmasını bildi.
10 Mayıs 1987 : Napoli’ye lider adam durumuna gelen Maradona takımına tarihindeki ilk ÅŸampiyonluÄŸu kazandırdı. 
17 Mayıs 1989 : Takımı Napoli ile UEFA Kupası’nı kazanarak takımlar bazında ilk önemli uluslararası baÅŸarısını elde etti. 
29 Nisan 1990 : Takımı Napoli ile bir kez daha lig ÅŸampiyonluÄŸu yaÅŸadı. 
8 Temmuz 1990 : Batı Almanya ile finalde karşılaÅŸtıkları maçta tartışmalı bir penaltı ile 1-0 kaybederek ÅŸampiyonluÄŸa uzanamadı
17 Mart 1991: Kanında pozitif doping maddesine rastlanınca 15 ay sahalardan uzaklaÅŸtırma cezası aldı. 
1992: Doping olayından sonar Napoli’ye dönmeyi reddederek İspanyol temsilcisi Sevilla’ya transfer oldu.
10 Ekim 1993 : Sevilla’dan ayrılarak Arjantin’in Newell’s Old Boys kulübünü katıldı. Independiente ile oynadığı ilk maçını 3-1 kaybetti. 
31 Ekim 1993 : Ulusal Takım’a geri dönerek 1994 ABD Dünya Kupası eleme maçında Sydney’de Avustralya’ya karşı mükemmel oynadı ve attığı gol ile takımının finallere katılmasını saÄŸladı. 
2 Aralık 1993 : Newell’s ile son maçını Huracan’a karşı oynadı.
Haziran 1994 : ABD 94 Dünya Kupası’nda iki maç oynadı. Yunanistan’a attığı mükemmel gole karşın bir sonraki maçta doping kullandığı ortaya çıkınca hem kupadan ihraç edildi hemde Yunanistan’a attığı gol sayılmadı.
3 Ekim 1994 : “Deportivo Mandiyu of Corrientes” takımı ile ilk teknik direktörlük deneyimini yaÅŸadı. 2 ay sonra istifa etti. 
6 Mayıs 1995 : Racing takımı ile ikinci teknik direktörlük deneyimini yaÅŸayan Maradona 4 ay sonra istifa etti. 
7 Ekim 1995 : Boca Juniors’a oyuncu olarak geri döndü. Boca’nın Colon’u 1-0 yendiÄŸi maçta Boca taraftarları Bomborena Stadyumu’nda ünlü oyuncu için mükemmel bir hoÅŸ geldin partisi hazırladılar. 
1996 : Boca Juniors’da oynamaya devam etti.
24 AÄŸustos 1997 : Takımı Boca Juniors ile birlikte yeni sezona mükemmel bir grafik ile baÅŸladı. Boca’nın Argentinos Juniors’u 4-2 yendiÄŸi maçta penaltı golü kaydetti. Maçtan sonra kanında yine pozitif bulunan Maradona’ya büyük ihtimalle entrika kurulabilmiÅŸ olacağı açıklandı. 
25 Ekim 1997 : Boca Juniors’un ezeli rakibi River Plate karşısında son maçına çıkan Maradona deplasmanda maçı 2-1 lik skorla tamamlayanlardandı. 
30 Ekim 1997 : 37. doÄŸum gününde futbolu bırakmaya karar verdiÄŸini açıkladı. 
1998 : Dünya Kupası’na katılmadı fakat takımla Fransa’ya uçup Arjantin TV’si için maç yorumlamaya baÅŸladı. 
Kasım 1998 : Yedi seneden fazla bir aranın ardından İtalya’yı ziyarete gitti. 
1999 : Hayatı hakkında çekilecek film teklifini deÄŸerlendirerek bir İtalyan filmi olan “Tifosi” de oynadı. 
24 AÄŸustos 2000 : Napoli kulübü Maradona’nın taşıdığı 10 numaralı formayı emekliye ayırarak hiçbir oyuncunun bu formayı giyemeyeceÄŸini belirtti. 
11 Aralık 2000 : Maradona FIFA’nın Yüzyılın GelmiÅŸ GeçmiÅŸ En İyi Futbolcusu Ödülü’ne layık görüldü. Maradona ödülünü İtalya’nın baÅŸkenti Roma’da kendisi için hazırlanan bir tören eÅŸliÄŸinde aldı. 
10 Kasım 2001 : Futbola kendi sahasında veda etmek istediÄŸini açıklayan Maradona’nın onuruna baÅŸkent Buenos Aires’te 60.000 kiÅŸinin katıldığı ve dünyada milyonlarca kiÅŸinin izleme fırsatı yakaladığı bir veda maçı düzenlendi. Efsane 10 numaralı formasıyla sahaya çıkan Maradona kendisine gösterilen ilgi karşı karşısında göz yaÅŸlarına hakim olamadı. Arjantin Ulusal Takımı Dünya Karması’nı 6-3’lük skorla geçti. 
19 Temmuz 2002 : Napoli tarihinde ilk defa açık mavi formasını giymeyerek Maradona’nın onuruna 2002-2003 sezonu için mavi-beyaz çizgili Arjantin Ulusal Takımını çokça anımsatan formayı giymeye baÅŸladı.


Okunma Sayısı : 939
Yazan : ankaranehri



Henüz bu habere yorum yapılmamıştır. Aşağıdaki formu doldurarak yorum yazabilirsiniz !
 
YORUM EKLE


Yorum Başlığı

 

Yorumunuz